Yara Enfeksiyonları

Yara Enfeksiyonları

YARA ENFEKSİYONU NEDİR

Yara enfeksiyonları, dokuların bir veya daha fazla türde mikroorganizma tarafından istilası anlamına gelir. Bu enfeksiyonlar bağışıklık sistemini uyararak iltihaplanma ve beraberinde doku hasarına neden olur. Bu durum yara iyileşmesinin gecikmesine neden olduğu gibi yaranın kozmetik olarak kötü iz bırakmasına neden olabilir. Bu grupta yer alan  çoğu enfeksiyon enfekte olmuş çizik veya saç kökü iltihabı gibi küçük bir alanla sınırlı olup genellikle kendi kendine iyileşir.

Fakat büyük bir alanı ilgilendiren durumlar  sebat edebilir ve tedavisiz düzelmeyebilir hatta hayatı tehtit eden durumlara yol açabilir.

Yaralar  nedene, oluştukları ortama, yaygınlık derecelerine, temiz veya kirli olup olmadıklarına göre gruplandırılabilirler.

Yüzeyel deri enfeksiyonları

Yüzeyel enfeksiyonlar çoğunlukla derinin dış katmanlarında oluşmakla birlikte daha derine deri altı katmanı içine ilerleyebilir.  Birincil neden aerobik (oksijene İhtiyaç duyan) mikroplar olmak üzere daha derin yaralar anaeroplarla (oksijene ihtiyaç duymayan) da enfekte olabilir.

Bakteri enfeksiyonları sıklıkla Staphylococcus (Stafilokoklar) ve  Streptococcus (Streptokoklar) gibi normal flora bakterileri tarafından meydana gelmektedir. Koloni oluşturan bakteriler ve MRSA (Metisiline Dirençli  Staphylococcus aureus) gibi antibiyotiğe dirençli bakteriler de enfeksiyonlara neden olabilmektedir. Bu tür enfeksiyonlar tedaviye daha dirençli ve komplikasyonlara daha fazla sebebiyet vermektedir.

Tipik bakteriyel deri enfeksiyonları:

  • Folikülitfuronküller  ve  karbünküller
  • İmpetigo—deri lezyonları ve veziküller
  • Bası yaraları (yatak yaraları) ve ülserler—uzun süreli  bakıma muhtaç bireyler ve yatalak hastalarda bu yaralar saptanabilir. Bu tip yaralar birçok farklı bakteri içerebildiğinden kültür testleri hastanın nasıl tedavi edilmesi gerektiğine ilişkin çok fazla bilgi sağlamaz
  • Selülit—sıklıkla ciltaltı dokuları ve bağ dokusunu ilgilendiren kızarıklık, sıcaklık ve şişliğe neden olan bir iltihaptır.
  • Nekrotizan fasiit— ciddi, ancak sık görülmeyen, hızla yayılarak deri, yağ dokusu, kas dokusu ve kas gruplarını saran doku katmanı olan fasyayı yıkıma uğratabilen bir enfeksiyondur. Sıklıkla bu tip enfeksiyonların etkeni  bazen “et yiyen bakteriler” denilen A Grubu streptokoklar olmaktadır.

Saç kıran ve atlet ayağı denilen diğer olağan deri enfeksiyonlarının etkenleri bakteriler değil çoğunlukla mantarlardır. Dikenler, kıymıklar ve ölü bitkiler üzerinde mantarlar bulunabilir ve derin yara enfeksiyonlarına yol açabilirler.Bunların belirlenmesi ve tanımlanması için özel kültürlere ihtiyaç vardır. Ağız içinde (pamukçuk) veya derinin başka nemli alanlarında Candida türleriyle maya enfeksiyonları oluşabilmektedir.

Isırıklar

Isırıklar sonucu gelişen yara enfeksiyonlarına ısırık yarasını oluşturan insan veya hayvanın tükürük ve ağız boşluğundaki mikroplar neden olmaktadır. Etkenler bir veya birden fazla sayıda aerobik, mikroaerofilik ve/veya anaerobik mikroplardan ibarettir.

İnsan ısırıkları, normal oral floranın bir bölümü olarak çeşitli aerobik ve anaerobik bakterilerle enfeksiyon kapabilir. Hayvan ısırıklarının büyük bir çoğunluğu kediler ve köpek gibi hayvanlar  tarafından yapılmakta olup kültürlerde en çok Pasteurella multocidasaptanmaktadır. Nadiren, aşılanmamış hayvanlardan kuduz enfeksiyonu riski mevcuttur.

İnsan ısırıkları enfeksiyon açısından daha risklidir.

Travma

Travma fiziksel güçlerin neden olduğu geniş bir yaralanma kategorisini içerir.Yanıklardan travmalara kadar herşeyi (trafik kazalarındaki yaralanmaları, ezilme yaralanmalarını, bıçakla ve başka keskin aletlerle  kesikleri ve ateşli silah yaralanmaları) içerir.

Travma kurbanlarının yakalandıkları enfeksiyonların tipi birincil olarak yaralanmanın olduğu ortama, yaralanmanın boyutuna, hastanın derisinde mevcut mikroplara, yara iyileşmesi sırasında maruz kalınan mikroplara, kişinin genel sağlık ve bağışıklık durumuna bağlıdır.

Başlangıçta motorlu araç kazalarında olduğu gibi kirlenebilen veya ağır yanıklarda olduğu gibi dokuların yaygın biçimde yıkıma uğradığı yaralar enfeksiyon kapma riski altındadır. Derin ve kontamine olmuş yaralarda birden fazla sayıda aerobik ve/veya anaerobik bakterilerin mevcut olması seyrek görülen bir durum değildir.

Derin bir delik yarası Clostridium tetani (tetanos etkeni) gibi bakterilerin çoğalmasına olanak tanıyacaktır. Ülkemizde nüfusun çoğu tetanoza karşı bağışıklanmış olduğundan tetanoz çok seyrek görülen bir olaydır. Her on yılda bir tetanosa karşı aşılanmanın güncellenmesi gerekir Dikiş atmayı gerektirebilen derin yaraların tedavi edildiği acil serviste sıklıkla hastaya yeniden tetanoz aşısı yapılır.

Cerrahi sonrası

Cerrahi uygulanan alanlar en çok hastanın normal derisi ve/veya mide-bağırsak florasıyla enfeksiyon kapmaktadır. Aynı mikroplar yüzeyel enfeksiyonlarda da görülmektedir. Hastane ortamındaki mikroplara maruz kalma sonucu da enfeksiyon kapılabilir. Hastaneden kapılmış MRSA gibi bakteriler sıklıkla antibiyotiklere yüksek direnç göstermektedir. Derin cerrahi yaralar hem yüzeyel aerobik mikroplar hem de vücudun derin dokularında bulunan anaerobik mikroplarla enfekte olabilmektedir.

Yanıklar 

Sıcak veya alev alabilir sıvılarla, yangınlar ve başka ısı kaynaklarıyla, kimyasal  maddelerle, güneş ışınlarıyla, elektrik ve çok seyrek olarak nükleer radyasyonla yanıklar oluşabilmektedir. Birinci derece yanıklar üst deriyi (epidermis) ilgilendirir. İkinci derece yanıklar derinin içine işler. Üçüncü derece yanıklar derinin tüm katmanlarını geçerek sıklıkla alttaki dokularda hasar oluşturur.

Yüzeyel yanıklar çoğu zaman tedavi gerektirmez. Derin Yanıklarda yaralar başlangıçta temiz olmalarına rağmen derinin korunmasız kalması nedeniyle hastanın normal florası hızla koloniler oluşturarak  yara enfeksiyonu, sepsis ve çoklu organ yetmezliğine neden olabilir. Başlangıçta bakteri enfeksiyonları oluşmaktadır. Antibiyotik tedavisiyle kontrol altına alınmazsa üzerine mantar ve virüs enfeksiyonları da eklenerek tabloyu dahada bozabilir.

Belirtiler ve bulgular

Yara yerinde;

  • kızarıklık
  • şişlik
  • lokal sıcaklık hissi
  • duyarlılık
  • irin akıntısı
  • ağrı ve/veya kaşıntı
  • Kan yoluyla yayılım varsa yüksek ateş

Tedaviler

Yara enfeksiyonu riski, erken dönemde uygun yara bakımı ve tedaviyle minimal düzeye indirilebilir.

Birçok yüzeyel bakteri ve virüs enfeksiyonu kendi kendi kendine iyileşmektedir.  Bazı bakteri enfeksiyonlarında yalnızca topikal antibiyotikler yeterli olabilir. Bazı olgular ise debridman (kesi ve drenajı) gerektirebilir. Daha derin enfeksiyonlar ve inatçı olanlarda oral yada parenteral antibiyotik tedavisine ihtiyaç duyarlar.

Kullanılacak antibiyotiğin seçimi bazen klinik deneyimlere dayansa da uygun olan yara kültürü ve antibiyotik duyarlılık testlerine  göre antibiyotik başlanmasıdır.

Geniş yaralanmalarda yama cerrahisi (greftleme) veya başka cerrahiler de gerekli olabilir.

Yara Enfeksiyonlarında Ozon Kullanımı

Lokal enfeksiyonların tedavisinde ozonyağı ve ozonlu su tatbiki yaranın iyileşmesini hızlandırabilir. Bu tedavilere ek olarak yaranın lokalizasyonuna göre torbalama ve majorotohemoterapi eklenerek tedavi şansı artırılabilir. Bu yöntemlerin tek başına tedavide önerilmesi doğru değildir. Dirençli enfeksiyonlar ve derin yaralarda mutlaka debridman ve uygun antibiyotiklerle tedavi kombine edilmelidir.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir